WideLands

WideLands

Oyun Türü: Strateji
Oyunun Adresi: WideLands
Oyunun Lisansları: GPL,
Oyunun bulunduğu depolar: Pardus-2011,
Oyunun bulunduğu paket: widelands

Taaaa 1993 senesinde, ilk olarak Amiga için çıkmış, 1996 senesinde ise PC kullanıcılarının tanıştığı bir oyun vardı. The Settlers. Bu küçük göçmenler, strateji platformunda kendi tarzlarını oluşturmuşlardı. The Settlers, C&C ya da Civilization kadar popüler olmasa da, strateji oyunlarının arasında geniş yer bulmuş bir oyundu. Bu oyunu bilenler, WideLands hakkında oldukça geniş bir ön fikir sahibi olurlar. Çünkü WideLands, Settlers oyunun I ve II. serilerinden esinlenilerek yapılmış; tam bir Settlers II klonu.

WideLands, SDL kütüphaneleri kullanan, GPL ile lisanslanmış, açık kaynaklı bir eş zamanlı strateji oyunu.

Oyunda üç farklı ırk; haliyle de üç farklı hikaye var. Bunlar:

 1- Barbarlar (Barbarians)

Al'thun'un derinliklerinde ve ormanların içlerinde, düşük yaşam standartlarına sahip barbar kavimler yaşardı. Gitgide sayıları artarak, WideLands'ın orman ve tepelerine hakim olmaya başladılar. Diğer kavimlerse, Barbarlar'a hep düşman oldular. Bu zamanlarda, Karuth'un en büyük oğlu Chat'Karuth, en büyük Barbar klanının şefi olur. Zorlu bir savaşın ardından, tüm Barbarlar'ı bir birlik çatısı altında toplamayı başararak, düşman kavimler için ciddi bir tehlike haline gelir. Öldüğünde, başkent Al'thunran'ı en büyük oğlu Thorn'a bırakır. Ancak diğer iki kardeş, bu karardan hiç de memnun olmazlar. Birlik dağılır ve iç savaş başlar. Thorn ise, emrindeki kavimlerle, tekrar birliği sağlamak için mücadeleye başlar.

 2- İmparatorluk (Empire)

 Barbarlara karşı savaşan bir imparatorluk generali olan General Lutius, bu stratejik savaşta, imparatorluk topraklarını korumak için, kuzey saflarına gider. Ancak ağır kayıplar vererek, savaşı kaybeder ve kalan az adamıyla imparatorluk başkenti Fremil'e geri döner. Hemen kralın huzuruna çıkar. Barbarlara topyekun bir saldırı için krala yalvarır. Kafasında onurunu kurtarmak ve intikam da vardır elbette. Ancak kral, korku içindedir. İmparatorluk ordularının, böyle bir savaşı kaldıramayacaklarını düşünmektedir. Savaşa karşı çıkar ve Lutius'un orduları almasına izin vermez. Bunun üzerine Lutius, Fremil'den ayrılır. Sürgün hayatı yaşayarak, Barbarlar ile savaşacak duruma gelene kadar güçlenmeye karar verir.

3- Atlantisliler(Atlanteans)

 Bir zamanlar, çok güçlü, zengin ve bilge bir krallıkları vardı. Diğer tüm kavimlerden izole bir yerleri vardı. Müthiş zengindiler. Ancak çok sürmedi. Seneler süren, korkunç tufanlar ve boralar, Zengin Atlantis adalarını yuttu. Pek çok Atlantisli, zenginliklerini ve bilgeliklerini, Tanrıların kıskandıkları için bunu yaptıklarına inandı. Ancak sebep ne olursa olsun, Atlantis artık yoktu. En dış adalarda bulunanlar, gemilere binerek kurtulmayı başardılar. En rütbeli komutan Lorrie'nin komutası altında birleşen Atlantis halkı, yeni bir karaya ulaştılar. Burada, farklı halklarla karşılaştılar. Düşman mıydılar, yoksa dost mu? Ancak halihazırda birbirleriyle savaştıklarına göre, her ikisi de barbardılar. Bunlardan korunulmalıydı. Onlar, Atlantis'ten son kalanlardı ve yok olmayacaklardı.

 Kurulum

 WideLands, Pardus 2009 resmi deposunda mevcut. Pisi grafik ara biriminden ya da konsoldan “sudo pisi it widelands” komutu ile kurabilir; oyuna, Uygulamalar → Oyunlar → Taktik ve Strateji → WideLands yoluyla ulaşabilirsiniz.

 Oynanış

 Oyunu başlattığınızda, karşınıza oldukça basit bir açılış ekranı geliyor.

Single Player: Bilgisayara karşı oynayabileceğiniz bölüm. “New Game” seçeneği ile senaryoları oynayabilir; “Campaigns” seçeneği ile oyunun hikayesini oynayabilirsiniz. Ancak bu seçenekte, öncelikle Barbar alıştırma bölümünü oynuyorsunuz. Bu bölümü atlamak gibi bir seçeneğiniz yok. Zaten oyunu ilk defa oynayacaksanız, kesinlikle atlamamanız gerekiyor. Gerçi, zaten atlayamazsınız, ancak bu bölümde istenenleri ve nasıl yapıldıklarına dair tüm talimatları dikkatli okuyun derim. Oyun, kontrolleri ve birim çeşitliliği ile bu tarz oyunlara yabancı olanlar için biraz karmaşık. “Load Game” ise, kaydetmiş olduğunuz bir oyuna devam etmenizi sağlıyor. Oyunda üç farklı ırk var demiştik. Ancak, seferberlik kısmında seçme gibi bir şansımız yok. Tek senaryo olarak oynarsanız, seçebiliyorsunuz; ancak seferberlikte sırayla oynuyorsunuz.

Multi Player: Oyun, 8 kişiye kadar yerel ağ, 7 kişiye kadar ise İnternet üzerinden çoklu oyuncu desteği sunuyor. Yerel ağ üzerinden, sırasıyla oyuncu adınızı belirterek, ağdaki bir oyuna bağlanmak veya yeni sunucu açmak gibi seçenekleriniz var. Yerel ağdaki oyunlara, yandaki listeden tıklayarak ya da biliyorsanız sunucunun yerel ağdaki IP adresini vererek bağlanabilirsiniz. Kendiniz sunucu açarsanız, öncelikle harita seçimini yapıyorsunuz. Harita seçimi, aynı zamanda oyundaki azami oyuncu sayısını da belirtiyor. Azaltabiliyor, ancak arttıramıyorsunuz. Tüm oyuncular, oyununuza bağlanıp da “ready” kısmını işaretledikleri zaman, “Start Game” diyerek oyunu başlatıyorsunuz.

 İnternet oyunu içinse, öncelikle modeminizin NAT sunucusunu açarak, port yönlendirmesi yapmanız gerekiyor. 7396 numaralı portu, NAT sunucusundan açmanız gerekiyor. Bunu da, modeminizin İnternet tarayıcı ara biriminden gerçekleştirebilirsiniz. Bunu hem sunucu açmak, hem de İnternet sunucusuna bağlanmak için yapmak durumundasınız. Bunu yapmadan İnternet oyunları kısmına girerseniz, oyun kilitleniyor. Sunucu oluşturma veya bağlanma kısmı, yerel ağ ile aynı.

Ağ üzerinde de, oyunu kaydedebiliyorsunuz. Ancak, ağ üzerindeki tüm oyuncularda kayıt dosyasının tamamen aynısı olmalı. Oyun, kayıt dosyasını, ~/.widelands/save klasörü altına atıyor. Buradaki dosyayı diğer oyunculara da gönderiyorsunuz. Onlar da, kendi aynı klasörlerine, bu dosyayı yapıştırıyorlar. Devam etmek içinse, aynı yeni oyun oluşturma işlemi yapılıyor. Ancak sunucu, harita seçiminde, harita yerine, kayıt dosyasını seçerek oyunu başlatıyor. Böylece ağ oyununa, kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz.

Watch Replay: Oynadığınız oyunları yeniden izleyebiliyorsunuz. Her oyununuz kaydediliyor. Seçeneklerde aramama rağmen nasıl kapatıldığını ben bulamadım.

 Options: Oyunun ayarlarını yaptığınız kısım. Ayarlar oldukça detaylı. Fazla sayıda ekran çözünürlüğünün yanısıra, 16 dil seçeneği mevcut. Ancak Türkçe yok.

 Editor: Yeni haritalar ve seferberlikler tasarlayabileceğiniz harita düzenleyicisini açar. Bu kısmın sloganı hoş: “Ayda bir yerleşim olmadığını kim söyledi?”. Smile Ayrıca -denememekle beraber- orijinal Settlers II haritalarının da oyuna eklenebileceği Wiki'de belirtilmiş.

 View Readme: Oyunun, kısa açıklamaları bulunan, efsane adıyla “Beni Oku” metin dosyasını açar.

 License: GPL V.2'nin metnini açar. Oyun, GPL ile lisanslı.

New Game” diyerek oyunumuza başlıyoruz. İlk defa oynayacakların, “Campaigns” seçeneğini seçerek, alıştırma bölümünü oynamalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Yaşlı bir dede, neyi nasıl yapacağınızı adım adım anlatıyor. O'nu iyi dinleyin. Oyunda amacınız, tüm strateji oyunlarında olduğu üzere, düşmanı yenerek ilerlemek. Bunu da, yine tüm stratejilerde olduğu üzere, askeri gücünüzü kullanarak yapıyorsunuz. Peki, bildiğimiz eş zamanlı stratejilerde olmadığı üzere bunda ne var? Düşmanı yenmek için, asker eğitmeniz gerekiyor. Asker eğitmek için, silah yapmanız gerekiyor. Silah yapmak için, demir işlemeniz gerekiyor. Demir işlemek için, demir çıkarmanız gerekiyor. Demir çıkarmak için, demir madeni kurmanız gerekiyor. Demir madeni kurmak için, ağaç ve taş toplamanız gerekiyor. Ağaç ve taş toplamak için.... Devam etmeme gerek olmadığını, olayı anladığınızı düşünüyorum Smile. Oyunda, bu devasa çarkın, düzgün şekilde dönmesini sağlıyorsunuz.

 Oyun ekranı ve menüler, oyunun karmaşık yapısına tezat, oldukça sade. Oyuna sadece bir karargah binası ile başlıyorsunuz. Bu bina, kaynaklarınızın toplandığı bir yer. Hemen önünde ise, takımınızın rengine sahip, bir bayrak göreceksiniz. Bir bina yaptığınız zaman, hemen önünde bir bayrak çıkacaktır. Arazilerinizi bu bayraklarla işaretliyorsunuz. Bayraklar, binalar arasındaki yolların da sonu ve başı oluyorlar. Bir nevi istikamet belirteci (waypoint) yani. İşçilerinizin ve kaynak taşıyıcıların -yani askerler, izciler ve toplayıcılar hariç herkesin- gidebilmeleri için, her binaya yollar yapmanız şart. Bayraklar, bu yolların başladıkları yerler oluyorlar. Bir de karargah binanızı çepeçevre sarmış, karayolu kenarlarındaki dikili taşlar gibi işaretler göreceksiniz. Bunlar sizin sınırlarınız. Sınırlarınızın dışında, herhangi bir yapılanmaya gidemiyorsunuz. Sınırlarınızı ise, askeri binalar ile genişletebiliyorsunuz.

 Oyunu fare ile oynarken, yön tuşları ise haritayı kaydırmamıza yarıyor. Menülerde, oyunu kontrol etmemizi sağlayacak bir fonksiyon yok. Ancak oyunu oynarken, tüm bilgilere ulaşabileceğimiz istatistiklere buralardan bakıyoruz. Oyunda, adamlarınıza teker teker ne yapmaları gerektiğini söylemiyorsunuz. Zaten böyle bir şey de mümkün değil. Bir sürüler çünkü. Mesela bir yere bina yapılmasını istediğinizde, orada bir inşaat alanı açıyorsunuz. Kaynak taşıyıcılar oraya gereken kaynakları taşırken, inşaatçılar da inşa işine başlıyorlar. Bina tamamlanınca da, binanın fonksiyonu ne ise onu yapmaya başlıyorlar.

Menü ikonlarımız, hemen ekranın alt ortasındalar. Bunlar, soldan sağa:

 - Options: Seçenekler kısmında, sadece oyun içi ses ayarları, kayıt ve çıkış seçeneğimiz mevcut.

 - Statistics: İstatistiklerin menüsünü açar. Buradan, Genel istatistiklerde, hem kendinizin hem de düşmanın, üretim, arazi, askeri ve kaynak olarak, 15 dakikadan 16 saate kadar olan zaman dilimleri arasındaki zaman dilimleri içerisindeki artış ve azalışları görebilirsiniz.

  • Minimap: Haritanın genel görünümünü gösterir. Açılan pencerenin altındaki butonlardan, genel haritada, arazilerin, binaların ve yolların görünüp görünmemesini ayarlayabilirsiniz. Yine burada bir bölgeye tıklayarak, oraya gidebilirsiniz.

  • Buildhelp: Bina yapım göstergelerini açar ve kapar. Burası oldukça önemli. Açmanız oldukça faydalıdır. Sınırlarınız içinde, nereye ne inşa edebileceğinizi gösteren işaretleri açar. Bir bölgeye tıkladığınızda, orada yapabileceğiniz hareketleri içeren bir pencere açılır. Eğer bölgede bir şey yapamayacaksanız, sadece izleme seçeneğini seçebilirsiniz. Buradaki işaretler ise:

    - Bayrak: O bölgeye bayrak dikerek, sadece yol inşa edebilirsiniz.

    - Kırmızı Ev: O bölgeye sadece ilk kademedeki (küçük) binaları yapabilirsiniz.

    - Sarı Ev: O bölgeye ilk ve ikinci kademedeki (orta) evleri yapabilirsiniz.

    - Yeşil Kule: O bölgeye tüm evleri inşa edebilirsiniz.

    - Kazma-Çekiç: O bölgeye maden kurabilirsiniz.

 Bir yapı bölgesine alt kademe binaları da yapabilirsiniz. Bina yaptığınız her bölgeye, bayrak dikip, yol da yapabilirsiniz. Ancak üst kademe yapamazsınız. Yine maden ve su kuyusu yapacaksanız, dikkat edilecek bir husus mevcut. Bunları yapmayı planladığınız bölgeye bir bayrak dikerek, bayrağa tıklayıp, o bölgeyi incelemesi için bir jeolog yollamanız gerekiyor. Elbette jeoloğun gidebilmesi için yol da gerek. Maden bölgelerine kafanıza göre maden kurmaya ya da kurak yerlere kuyu açmaya kalkarsanız, havanızı alırsınız. Jeoloğunuzu gönderdiğinizde, incelediği bölgelere bazı işaretler koyduğunu göreceksiniz. Bunlar, oralara açabileceğiniz madenleri gösterir. Bunlar: Kırmızı – Demir, Siyah – Kömür, Sarı – Altın, Beyaz – Granit, Mavi – Su, Gri – Boş.

 Bu ve bunun gibi pek çok ipucu, alıştırma görevi esnasında size bildiriliyor. Bazılarını ise kendiniz tecrübe ediyorsunuz. Mesela; çiftliklerin, ağaçlar ya da diğer binalarla fazla çevrilince üretimi durdurması gibi.

  • Warehelp:Oyunda ekonominizi kontrol altında tutmak ve ihtiyaçları karşılamak için en önemli kısım burası. Neyin, nereden ve hangi kaynaklar kullanılarak yapılacağının yazılı olduğu kısım. Açılan pencerede, kaynaklarını ve yapıldığı binayı görmek istediğiniz eşyanın üzerine tıklıyorsunuz, aşağıda bu bilgileri görebiliyorsunuz.

  • Objectives: Eğer seferberlik seçmişseniz çıkan bu ikona tıklayarak, o an oynadığınız senaryoda yapmanız gerekenleri görürsünüz. Sadece seferberlik oyununda bu ikon belirir.

  • Messages: Bulunan kaynaklar, saldırı, binaların tamamlanması gibi mesajların toplandığı yer. Kağıt açık ise, yeni mesaj var demektir. Kapalı bir kağıt ise, tüm mesajları okumuşsunuz demektir.

İkonlara bastığınızda açılan pencereleri, sağ fare tuşu ile kapatırken, orta fare tuşu ile küçültebiliyorsunuz.

 Oyunun anahtar kelimesi, ekonomi. Neyin, ne gerektirdiğini bilip, ona göre ilerlemek; bir binanın istediği materyalleri ve insan gücünü karşılayarak, o binayı yapmak; yolları ona göre tasarlamak, kazanmak veya kaybetmek anlamına geliyor. Yollar oldukça önemli. Sadece zorunluluk değil. Mesela, bir bayraktan sonra yol yapmaya başladığınızda, yeşil – sarı ve kırmızı işaretlerin belirdiğini göreceksiniz. Yeşil, en kısa ve rahat yol anlamına gelirken, sarı orta, kırmızı ise en uzun ve bozuk yol anlamına geliyor. Üniteleriniz bozuk yollardan giderken hız kaybediyorlar. Ve bozuk yollar, zaman zaman kapanabiliyorlar.

 

Binalar ise halkınızın yaşaması için gerekli kaynakları topladığınız, dönüştürdüğünüz birimler. Binalarınızı sınırlarınız içine yapabiliyorsunuz. Yine tüm binaların yollarla, karargah binanıza bağlı olması şart. “Buildhelp” ikonuna tıklayarak, ya da boşluk çubuğuna basarak, haritada nerelere, hangi tip binaları yapabileceğinizi görebilirsiniz. Bu binalar:

 1- Alt Seviye Binalar: Harita üzerinde kırmızı ev şeklinde gösterilir. Temel toplayıcı kaynaklar (balıkçı, ormancı, avcı, oduncu), ilk kademe askeri binalar (sentry, barracks) ve su kuyusu bu kısımda bulunurlar.

 2- Orta Seviye Binalar: Harita üzerinde sarı ev şeklinde gösterilir. Orta kademe askeri binalar (outpost, barrier, tower), depolama birimleri (warehouse, mill, tavern) ve işleme birimleri (armour smithy, bakery, brewery, charcoal burner, smelting, stonemason, toolsmithy, winery, wineyard, sawmill) binaları bulunur.

 3- Üst Seviye Binalar: Haritada yeşil kule şeklinde gösterilir. Üst kademe askeri binalar (fortress, arena, trainingcamp), çiftlikler (farm, piggery, sheepfarm) ve silahçı (weapon smith) bu kategorideki binalardır.

 Sınırları genişletmek ve yeni binalar yapabilmek için, askeri binalar yapmalısınız. Sivil binalar ayrı ayrı fonksiyonlara sahipken; askeri binalar geliştikçe, daha fazla asker barındırarak, daha geniş alanları kontrol altında tutarlar.

 Ekonomi, oyunun bel kemiği. Ancak güçlenmek, düşmanları yenmek ve amaca ulaşmak için -er ya da geç- savaşmak zorunda kalacaksınız. Bunun için öncelikle askeri binalarınız olmalı. Ancak asker yetiştirebilmeniz için, yiyecek ve silahlarınız olmalı. Oyunda bulunan her üç ırk için, asker ihtiyaçları ayrı ayrıdır. Bunlar: “Barbarians” için balta, “Emperial” için mızrak ve miğfer, “Atlantean” için üç uçlu mızrak ve palto.

 Ancak bunlar sadece asker eğitimi için elinizde olması gerekenler. Tek başlarına yeterli değiller. Askerlerinizi ne kadar güçlü silahlar ve zırhlarla donatırsanız, o kadar güçlenirler.

 Asker alabilmek için, öncelikle, bu askeri barındırabilecek bir yeriniz olmalı. Bu yerleri ise, askeri binalar sağlıyor. Her bina, kademesine göre, bir asker barındırma limitine sahip. Bu limiti düşürebilir, ancak arttıramazsınız. Yine, bu değeri “0” yapamazsınız. Askeri binanızda en az 1 asker olmak zorunda. Askerlerinizi, bina dışına gönderdiğinizi zaman, binada şöyle bir yazı çıkar: Mesela “Fortress 5 soldiers (+2)”. Bu +2 kısmı, 2 tane askerinizin dışarılarda bir yerlerde olduğunu gösterir. Yeni asker almak için, yeni bina yapmanız gerekir.

Sonrasında ise askerleri eğitmek geliyor. Karargah ve askeri binalarda eğitimsiz askerleriniz oluyor. Bu askerleri eğitmek için, askeri eğitim binaları (trainingcamp, arena) kurmanız gerek. Yine tabi, silah kaynaklarınızın da olması gerekiyor. Eğitim binaları, ayrıca yeni askerler için yer de sağlıyor. İşin güzel yanı, eğer eğitim binalarınız, elinizdeki miktardan fazla asker eğitebileceklerse, bu miktara ekliyorlar. Smile Mesela, elinizde 10 asker var. Eğitim biriminiz ise 12 asker alabiliyor. Bu 2 asker, eğitim birimince oluşturuluyor. Ancak bunu sayamıyor ya da herhangi bir istatistikte göremiyorsunuz. Bir hata mı, yoka bilinçli yapılmış bir şey mi anlayamadım. Smile

 Saldırı ise, biraz komik. Smile Düşman binasını seçip, kendi askeri binalarınızdan, o binaya saldıracak askerleri seçtikten sonra, “Start Attack” diyerek saldırıyı başlatıyorsunuz. Saldıracak askerler, o binanın bayrağının önünde sıraya giriyorlar. Binadan savunucular çıkıyor (teker teker) ve en öndeki askerle dövüşmeye başlıyor. Ancak başka askerler, savunmaya yardıma gelerek, sıradaki diğer askerlere saldırabiliyorlar. Bu kez onlar arasında kavga başlıyor. Eş zamanlı stratejilerdeki gibi askerlere tek tek “sen şuna saldır, sen buna saldır” şeklinde komut veremiyorsunuz. Eğer saldıranlar kazanırsa, bina yanarak yıkılıyor (karargah binası) ya da taraf değiştiriyor (askeri binalar). Eğer ele geçirilen binada sivil üniteler (iyileştiriciler veya eğitilmemiş askerler) varsa, sizin tarafınıza geçiyorlar. Bu arada, sadece karargahlara, askeri birimlere ve askeri binalara saldırabiliyorsunuz. Saldırıya uğrarsanız, bir mesajla uyarılıyorsunuz. Askerlerinizi depo (warehouse) ve askeri binalarda savunmaya çekebiliyorsunuz. Arkada, saldırıdan uzaktaki askeri binalarda bulunan askerlerinizi ise, savunmaya yardımcı olması için gönderebiliyorsunuz. Bunun için onları “Active Defender” olarak atamanız yeterli. Binalarından çıkıp, saldırı yapan düşman birimlerine doğrudan saldırıya geçeceklerdir.

 Savaş için de yine küçük ipuçlarımız var. Aslında yine genel yerleşimle ilgili olarak, askeri binalarınızı sınırlara yakın yerlere konuşlandırırsanız, askerleriniz, çatışma bölgelerine daha yakın olacak, saldırılara daha hızlı müdahale imkanı bulacaklardır. Saldırı yaptığınızda da, bir binada az asker olduğuna aldanmayın. Arkada göremediğiniz binalardan, daha fazla asker gelebilir.

 Sonsöz

 Şahsen, eş zamanlı strateji oyunları, favorilerim arasında sayılmazlar. Oyun, benim oyun anlayışıma oldukça zıt bir tarzda. Bir FPS oyuncusu için, fazla teferruatlı. Smile Oynanış, belki bir FreeCiv kadar karmaşık olmasa da, bir Wesnoth kadar da basit değil. Kontrol altında tutmanız gereken çok şey var. Ortam, orta çağ ile Roma devri arası gibi. WideLands'e bir savaş oyunu diyemeyeceğim aslında. Eş zamanlı strateji de olsa, aslında bir savaş ekonomisi simülasyonu da denebilir. Oyunun temposu, alışageldiğimiz eş zamanlı strateji oyunlarından daha yavaş. Tamamen savaşa yoğunlaşamıyorsunuz ve birimlerinizi tek tek kontrol edemiyorsunuz. Hangi birini kontrol edeceksiniz zaten? Sayıları o kadar fazla ki! İlgilenmeniz ve takip etmeniz gereken çok şey var. Aslında hangi materyallerin ve kaynakların, hangi binalarla ilişkili olduğunu çözdüğünüz zaman, iş, sadece takip ve dikkate kalıyor. Bunları öğrendikten sonra, tek oyunculu oyunları çok zorlanmadan oynayabilirsiniz. Ama iş, çok oyunculu kısma geçince değişiyor. Bir oyun saatler sürüyor ve oldukça çetin geçiyor.

 Oyunun grafikleri, oyun için fazlasıyla yeterli. Müzikler oldukça basit tarzda. Ancak onlar da yeterli. Zaten bir süre sonra, müziği falan fark etmiyorsunuz. Smile Bomboş ekran, 1-1,5 saat içinde karınca yuvası gibi kaynamaya başlıyor.

 Bence, bu oyunun tek oyunculu modunda, ekonomiyi sadece savaşa değil de; sosyal alana da yöneltebilseydik çok daha güzel olurdu. Mesela eğlence, eğitim, sağlık vs... unsurlar da işin içine girseydi, çok daha ekrana bağlayıcı ve daha zorlu bir oyun olurdu. Oyun, tipik eş zamanlı strateji oyuncuları için, biraz karmaşık ve yavaş kalacaktır. Geliştiriciler, -bence- savaş yönünü azaltıp, sosyal alana ağırlık verirlerse, oyun, bir Settlers klonu olmaktan çıkıp; başlı başına bir WideLands olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bu oyun tanıtımını GNU Free Documentation License 1.3 şartları altında kullanabilirsiniz.